Glukoneogenez: Varlığın Yeniden Üretimi Üzerine Felsefi Bir Düşünme Bir sabah uyanıp, gözlerimizi açtığımızda zihnimizde beliren ilk düşünce genellikle günlük rutinlerle ilgilidir. Ancak bazen, bir anlık duraklama ve derin düşünme anında, doğanın karmaşıklığına dair sorular kendiliğinden gelir. Örneğin, vücudumuzda olan biten süreçler üzerine düşündüğümüzde, çoğumuzun farkında olmadığı bir şey gözlerimizin önündedir: Vücudun, bir şekilde yoktan var ettiği enerji kaynakları ve bu süreçlerin arkasındaki mekanizmalar. Glukoneogenez de tam olarak buna örnek teşkil eder. Peki, bu biyolojik süreç sadece bilimsel bir olgu mudur, yoksa daha derin ontolojik, epistemolojik ve etik soruları gündeme mi taşır? Glukoneogenez nedir ve bu süreç insan varlığını, bilgi anlayışımızı,…
Yorum BırakYazar: admin
Bismillahirrahmanirrahim Kur’an’da Geçiyor Mu? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak, zaman zaman kutsal metinlerin zihnimizde nasıl yer ettiğini, nasıl anlaşıldığını ve psikolojik olarak birey üzerindeki etkilerini düşünürüm. Okurken “Bu kelime gerçekten metinde var mı?” diye sorarız. “Bismillahirrahmanirrahim Kur’an’da geçiyor mu?” sorusu da bu merakın bir parçasıdır. Bu yazıda hem psikolojinin hem de dilsel anlamın kesiştiği noktayı keşfedeceğiz. Bu soru bireysel bir meraktan doğsa da, bilişsel süreçler, duygusal zekâ ve sosyal etkileşim bağlamında anlam kazanır. İnsanlar inançsal ifadelerle nasıl ilişki kurar? Bu tür ifadeler zihnimizde neden belirli duygusal tepkiler oluşturur? Araştırma ve…
Yorum BırakHüda Ne Demek TDK? Bir sabah, Kayseri’nin o soğuk ama tertemiz havasında, kafamda bir soru takıldı: Hüda ne demek TDK? Kafamda dönüp duran bu kelime, benim için sadece bir kelime değil, bir anlam arayışı, bir cevap ihtiyacıydı. İçimdeki boşluğu dolduracak o anlamı arıyordum, ama bunun ne kadar karmaşık ve derin olduğunu, o an fark etmemiştim. Bir Öğleden Sonra, Bir Şehir ve Bir Kelime İşte, o sabah başlattığım arayış Kayseri’nin eski taş sokaklarında devam etti. Günlük tutmaya başladığımda hep sorularım vardı; küçük bir yazının içinde kaybolan büyük sorular… Bugün ise başka bir şekilde başladım yazmaya. Bir zamanlar yazdığım kelimeler birer cümle…
Yorum BırakHalka Arz Genelde Kazandırır mı? Pedagojik Bir Bakış Öğrenmenin gücü, hayatın her alanında insanları dönüştürme yeteneğine sahiptir. Bu gücü, sadece bilgi edinmenin ötesine geçerek, bireylerin düşünme biçimlerini, davranışlarını ve toplumla olan ilişkilerini değiştirecek şekilde kullanabiliriz. Eğitim, insanın en temel araçlarından biri olarak, sadece bireylerin düşünsel değil, aynı zamanda duygusal, sosyal ve etik gelişimlerine de katkı sağlar. Öğrenme, yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı değildir; aynı zamanda eleştirel düşünmeyi, problem çözmeyi ve yaratıcı düşünceyi teşvik eder. Eğitim, kişilerin yaşamlarını dönüştürme ve toplumu daha bilinçli bir şekilde şekillendirme potansiyeline sahiptir. Bugün bu gücü halkla arz gibi finansal olaylara bakış açımızda nasıl değerlendirdiğimize, öğretme ve…
Yorum BırakCIP mi, VIP mi? Pedagojik Bir Bakış Her bireyin öğrenme tarzı, dünyayı algılayış biçimiyle şekillenir. Öğrenme, yalnızca bilgi edinme değil, aynı zamanda kendini keşfetme ve anlam arayışıdır. Eğitimde kullanılan araçlar, yöntemler ve yaklaşımlar, öğrenicinin bu yolculuktaki rehberidir. Ancak zaman içinde eğitim dünyasında, “CIP” (Critical Inquiry Pedagogy) ve “VIP” (Value-based Instructional Pedagogy) gibi farklı pedagojik yaklaşımlar öne çıkmıştır. Bu iki yaklaşım arasındaki farklar, sadece eğitim yöntemleriyle değil, aynı zamanda öğretim anlayışımızla da yakından ilişkilidir. Bu yazıda, CIP ve VIP pedagojilerinin eğitimdeki rolünü tartışacak, bu iki pedagojinin toplumsal boyutlarını, öğrenme stillerini, öğretim yöntemlerini ve teknolojinin eğitimdeki etkisini ele alacağız. Öğrencilerin bireysel gelişimlerini,…
Yorum BırakOsmanlı’dan Kalan Tarihi Eserler: Bir Zamanlar Sultanlardık, Şimdi Fotoğraf Çekiyoruz! Osmanlı İmparatorluğu, o kadar uzun bir süre hüküm sürdü ki, aradan geçen yüzyıllara rağmen bıraktığı miras hâlâ günümüzde bizi şaşırtmaya devam ediyor. Gerçekten de, bazen düşündüğümde, “Vay be, o zamanlar teknoloji falan yoktu, biz neredeyse her sene yeni bir telefon alırken, onlar birer saray inşa ediyorlarmış!” diye içimden geçiyor. O kadar büyük bir miras bırakmışlar ki, biz sadece onları gezip Instagram’da hikayelere atarak anıyoruz. Ama Osmanlı’dan kalan tarihi eserler, sadece bir Instagram postu kadar basit değil, öyle değil mi? Osmanlı’dan Kalan Eserler: Saraylar, Camiiler ve Düşünceler Yani, İstanbul’daki Topkapı Sarayı’na…
Yorum Bırakİki Kare Özdeşliği: Ekonominin Temel Sorunları Üzerine Bir Analiz Her gün karşımıza çıkan ekonomik kararlar, bir şekilde seçim yapmamızı gerektirir. Bu kararlar, kaynakların kıtlığı ve sınırlı imkanlarla en iyi sonuçları elde etme çabamızla şekillenir. İnsanlar olarak, bir şeyi elde ederken başka bir şeyden feragat etmek zorundayız. İşte bu kavram, iktisat teorisinin temel taşlarından biridir ve “fırsat maliyeti” olarak adlandırılır. Ancak bu bağlamda karşımıza çıkabilecek daha derin bir mesele vardır: Peki ya bazen bir seçim yaptığımızda, aradaki farkı net bir şekilde anlayamayacağımız ve her iki seçeneğin de birbirine çok yakın olduğu durumlarla karşılaşsak? İşte bu soruya ilişkin bir kavram olarak “iki…
Yorum BırakKaynakların Kıtlığı, Seçimlerin Sonuçları ve Çanakkale Boğazı’nın Doğuşu Hiçbir ekonomik analiz, sınırlı kaynaklar ve bu kaynakların nasıl kullanıldığı sorunsalı olmadan tam olamaz. İnsanlar, toplumlar ve ekonomiler olarak karşılaştığımız en temel gerçeklik; kıtlık ve buna bağlı seçimler. Bu bağlamda Çanakkale Boğazı’nın jeolojik tarihini, ekonomik perspektifle irdelemek ilk bakışta sıradışı gelebilir; ama bu analoji, bizlere kaynak kıtlığı, fırsat maliyeti, piyasa dengeleri ve kamu politikalarının uzun vadeli etkisi üzerine derin bir düşünce sunar. Çanakkale Boğazı ne zaman oluştu? sorusunun jeolojik cevabı, yaklaşık 7.000–8.000 yıl önceki deniz seviyelerinin yükselmesiyle ilişkilendirilir. Ancak burada ilgilendiğimiz, bu doğal oluşumdan doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenen ekonomik süreçlerdir.…
Yorum BırakVQ: Güç İlişkilerinin Yeni Dinamikleri ve Toplumsal Düzenin Evrimi Siyasi sistemleri incelediğimizde, belirli bir dönemin veya olayın arkasındaki güç ilişkilerinin, toplumsal düzenin nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı olduğunu fark ederiz. Her siyasal yapının temelinde bir tür meşruiyet vardır—bu, sadece yönetilenlerin kabulü değil, aynı zamanda iktidarın sürdürülmesi için gerekli olan toplumun gönüllü onayını ifade eder. Bu meşruiyetin nasıl üretildiği ve sürdürüldüğü, toplumsal düzenin nasıl işlediğini belirler. Peki, bu düzende “VQ” nedir? VQ, genellikle “Varlık Kayıtlılık” (Value Quotient) terimiyle ilişkilendirilen bir kavramdır, ancak burada farklı bir anlam taşıyor olabilir. Siyasi güç ve toplumsal düzenin yeni formlarını keşfederken, VQ’yu, iktidarın ve yönetimin değerleriyle şekillenen…
Yorum BırakBir insanın dini inançları, yalnızca ritüel ve törenlere değil, aynı zamanda onun varoluşsal bir yerini ve kimliğini anlamasına da derin bir etkide bulunur. Kendini ait hissetmek, bir topluluğun parçası olmak, daha büyük bir şeyin içinde yer almak insanın varlık arayışını pekiştirir. Ancak bir yere ait olmak sadece fiziki bir durum değildir; aynı zamanda bir anlam arayışıdır. Türkiye’nin en büyük cemevi nerede? sorusunu sormak, yalnızca bir yerin büyüklüğünü ve kapasitesini sorgulamak değil, aynı zamanda insanın toplumsal yapısını, inançlarını ve bunların zaman içindeki evrimini keşfetmek için bir fırsat sunar. Bu yazıda, cemevlerinin yerinden, anlamına, varoluşsal değerlerinden felsefi bir bakış açısıyla derinlemesine bir…
Yorum Bırak