Ev İpotekli Kredi: Zamanın Akışı ve Kredi Sürecinin Edebiyatı Kelimenin Gücü: Bir Edebiyatçının Giriş Yapışı Edebiyat, bazen bir cümleyi kurmakla başlar, bazen bir kelimeyi, bir anı ya da bir düşünceyi dönüştürmekle. Her şey, bir imgeyle, bir karakterle ya da bir hikaye ile şekillenir. Ve zaman, her edebiyat eserinde olduğu gibi, her şeyin belirleyicisi, yönlendiricisi, hatta dönüştürücüsüdür. Tıpkı bir romanın kurgusundaki karakterlerin karşılaştığı engeller gibi, bir ev ipotekli kredi süreci de bireylerin yaşamlarına müdahale eden, ancak aynı zamanda onları dönüştüren bir yolculuktur. Ev almak, bir romanın başlangıcı gibidir. Karakterin hayalleri, arzuları ve beklentileriyle şekillenen bu yolculukta, bir ev sahibi olmanın ötesinde,…
6 YorumEtiket: ve
Sağlık Memurları Kimlerdir? Görünmez Omurgayı Konuşmanın Tam Zamanı Bu yazı, yerleşik hiyerarşileri sorgular. Rahatsızlık vermesi amaçtır. Merhaba; sözü dolandırmayacağım. Sağlık sisteminin en çok konuşulan figürleri doktorlar ve hemşireler olabilir ama sahadaki yükün önemli bir kısmını taşıyan bir grup var: sağlık memurları. Onlar olmadan aşı takvimleri işlemez, filyasyon yürümez, çevre sağlığı denetimleri aksar, okul sağlığı programları tıkanır. Yine de kamusal tartışmada adları en az geçenlerdir. Bugün, “Sağlık memurları kimlerdir?” sorusunu sırf tanım yapmak için değil, sistemin zayıf halkalarını göstermek için masaya yatırıyorum. — Sağlık Memurları Kimlerdir? Tanımın Ötesinde Bir Rol Sağlık memurları; birinci basamakta, toplum sağlığı merkezlerinde, aile hekimliği birimlerinde, okul…
4 YorumWord Gruplandırma Nasıl Yapılır? Sözcüklerden Güç Haritalarına: Siyaset Biliminin Gözünden Bir Analiz Bir siyaset bilimci için dil, yalnızca iletişimin değil, aynı zamanda iktidarın en incelikli aracıdır. “Word gruplandırma nasıl yapılır?” sorusu, ilk bakışta teknik bir ofis programı meselesi gibi görünür; ancak aslında, kelimelerin ve kavramların nasıl örgütlendiğini, hangi otoritenin hangi anlamlara hükmettiğini sorgulamak için bir fırsattır. Çünkü her kelime, bir düzen fikri taşır; her gruplandırma, bir güç düzenlemesidir. Sözcükleri gruplamak, yalnızca biçimsel bir işlemdir demek, siyasal anlamı gözden kaçırmak olur. Dil, tıpkı devlet gibi, sınırlarını çizer, içerir ve dışlar. Bu yazıda “Word gruplandırma” eylemini, iktidar, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık bağlamında…
14 YorumVefat Eden Kişi Nereye Gömülür? Siyasetin Mezarlığında Güç, Kimlik ve Toplumsal Düzen Bir siyaset bilimci için ölüm bile toplumsal bir olgudur. Her defin töreni, her mezar taşı, her sessiz dua, iktidarın ve düzenin derin izlerini taşır. “Vefat eden kişi nereye gömülür?” sorusu, yüzeyde bir dini veya idari prosedür gibi görünse de aslında toplumun güç ilişkilerini, kurumsal yapısını ve ideolojik sınırlarını açığa çıkaran politik bir aynadır. Bir toplumun ölülerini nasıl gömdüğü, o toplumun iktidarla, kimlikle ve vatandaşlıkla kurduğu ilişkiyi de gösterir. Çünkü mezarlık, sadece ölülerin değil, yaşayanların da ideolojik haritasıdır. İktidar ve Ölüm: Kimin Mezarı Nerede? Devlet, ölüm anında bile vatandaşını…
8 YorumKomik ve Gülünç Eş Anlamlı Mıdır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Bir Siyaset Bilimcisinin Güç ve Toplum Üzerine Düşünceleri Toplumları inşa eden en önemli faktörlerden biri, dilin ve anlamların gücüdür. Dil, yalnızca iletişimi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal düzeni, iktidarı ve normları pekiştiren bir araçtır. Bu bağlamda, kelimelerin anlamları, toplumsal yapıları şekillendiren önemli bir unsurdur. Bir kelimenin anlamının algılanışı, toplumdaki güç ilişkilerinin, ideolojik yapının ve bireysel kimliklerin bir yansımasıdır. “Komik” ve “gülünç” kelimelerinin eş anlamlı olup olmadığı sorusu, yalnızca dilbilimsel bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal normlar, güç dinamikleri ve ideolojik bakış açıları ile de derin bağlantılara sahiptir. Bu yazıda,…
14 YorumGülşehir: Psikolojik Bir Mercek Altında İnsan Davranışlarının Anatomisi Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Gülşehir, adıyla bile insana huzur veren, ancak içinde barındırdığı derinlikler ile psikolojik anlamda keşfe değer bir yerdir. Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümleme konusunda yıllarca süren bir birikimim var. Ancak, her insanın farklı bir dünyası olduğu gibi, her yerin de kendine özgü psikolojik bir yapısı vardır. Bu yüzden Gülşehir, sosyal ve bireysel dinamiklerini anlamak adına mükemmel bir örnektir. Burada, bilinenin ötesine geçerek; bu şehri, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji açılarından ele almayı amaçlıyorum. Peki, Gülşehir nasıl bir yer? Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Gülşehir Bilişsel psikoloji, insan zihninin bilgi işlemesi,…
12 YorumIşıklı Kapalılık Nedir? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yolculuk Hayatta bazı kavramlar vardır ki, onları anlamak sadece tanımlarını bilmekle mümkün değildir. “Işıklı kapalılık” da tam olarak böyle bir terim. Kulağa zıt anlamlı gibi gelen bu iki kelime — ışık ve kapalılık — birleştiğinde ortaya çıkan fikir, modern dünyada hem fiziksel hem de psikolojik düzeyde tartışılmaya değer. Ben de farklı düşüncelere açık biri olarak bu yazıda, konuyu çeşitli açılardan ele almak ve sizlerin fikirlerini de duymak istiyorum. — Işıklı Kapalılığın Tanımı: Paradoxun İçindeki Gerçeklik Işıklı kapalılık, en basit hâliyle, dışarıdan bakıldığında “aydınlık” ya da “açık” gibi görünen ama iç dünyasında kapalı,…
14 YorumGrev ve Lokavtın Ertelenmesi Kararını Kim Verir? — Edebiyatın Adaletle Kesiştiği Nokta Bir kelimenin kaderi değiştirebileceğine inanırım. Kelimeler, tıpkı yasalar gibi, bir toplumun vicdanını yansıtır. Edebiyat da bu vicdanın yankısıdır. İşte bu yüzden, “grev ve lokavtın ertelenmesi” gibi teknik bir hukuki mesele bile, bir yazarın gözünde salt yasa maddesi değil; insanın emeği, adaleti ve onuru üzerine yazılmış bir destandır. Bir Kararın Gölgesinde: Adaletin ve Zamanın Çatışması Her karar, bir hikâye taşır. Grev ve lokavtın ertelenmesi kararı da öyle. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre bu kararı Cumhurbaşkanı verir. Ancak bu yalnızca hukukun değil, aynı zamanda bir anlatının da kararıdır. Çünkü bir…
8 YorumGemide Kamarot Ne İş Yapar? Görünmeyen Emek, Görünür Tartışma Gemide kamarotluk, romantik bir deniz macerasının nazik yüzü gibi sunulur: güler yüz, tertemiz kamaralar, kusursuz servis. Ama gerçek şu: kamarot, geminin sosyolojisini sırtında taşıyan kişidir—ve bu yük, çoğu zaman alkıştan çok sabır ister. “Hizmet” diye zarifçe paketlenmiş bir görünmeyen emek yapısından söz ediyoruz. Bu yazı, “Gemide kamarot ne iş yapar?” sorusuna yalnızca yanıt vermekle kalmayacak; aynı zamanda bu işin zayıf halkalarını, tartışmalı noktalarını ve sistemsel sorunlarını masaya yatıracak. Kısacası: Kamarot, gemide lojistikten etik sorulara uzanan geniş bir alanı yönetir; ama bu genişlik çoğu zaman belirsiz görev tanımı, duygusal emek ve sürdürülemez…
16 YorumCMK’nın 147. Maddesi Nedir? Ekonomik Bir Perspektiften Hakların Değeri Bir ekonomist olarak her analize şu soruyla başlarım: Kaynaklar sınırlıysa, seçimlerimizi neye göre yaparız? Bu soru yalnızca para ve mal piyasalarıyla değil, insan hakları ve özgürlüklerin yönetimiyle de ilgilidir. Ekonominin özü, kıt kaynakların adil ve verimli dağıtımıysa; hukukun özü de hakların dengeli ve rasyonel biçimde korunmasıdır. Bu bağlamda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 147. maddesi, bireyin ifade özgürlüğü ile devletin güvenlik ihtiyacı arasındaki dengeli kaynak tahsisini temsil eder. CMK 147: İfade Alma Sürecinde Hakların Çerçevesi CMK 147. madde, şüpheli veya sanığın ifadesi alınırken uyması gereken temel kuralları belirler. Bu maddeye göre kişiye:…
14 Yorum