Vefat Eden Kişi Nereye Gömülür? Siyasetin Mezarlığında Güç, Kimlik ve Toplumsal Düzen Bir siyaset bilimci için ölüm bile toplumsal bir olgudur. Her defin töreni, her mezar taşı, her sessiz dua, iktidarın ve düzenin derin izlerini taşır. “Vefat eden kişi nereye gömülür?” sorusu, yüzeyde bir dini veya idari prosedür gibi görünse de aslında toplumun güç ilişkilerini, kurumsal yapısını ve ideolojik sınırlarını açığa çıkaran politik bir aynadır. Bir toplumun ölülerini nasıl gömdüğü, o toplumun iktidarla, kimlikle ve vatandaşlıkla kurduğu ilişkiyi de gösterir. Çünkü mezarlık, sadece ölülerin değil, yaşayanların da ideolojik haritasıdır. İktidar ve Ölüm: Kimin Mezarı Nerede? Devlet, ölüm anında bile vatandaşını…
10 YorumEtiket: ve
Komik ve Gülünç Eş Anlamlı Mıdır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Bir Siyaset Bilimcisinin Güç ve Toplum Üzerine Düşünceleri Toplumları inşa eden en önemli faktörlerden biri, dilin ve anlamların gücüdür. Dil, yalnızca iletişimi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal düzeni, iktidarı ve normları pekiştiren bir araçtır. Bu bağlamda, kelimelerin anlamları, toplumsal yapıları şekillendiren önemli bir unsurdur. Bir kelimenin anlamının algılanışı, toplumdaki güç ilişkilerinin, ideolojik yapının ve bireysel kimliklerin bir yansımasıdır. “Komik” ve “gülünç” kelimelerinin eş anlamlı olup olmadığı sorusu, yalnızca dilbilimsel bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal normlar, güç dinamikleri ve ideolojik bakış açıları ile de derin bağlantılara sahiptir. Bu yazıda,…
16 YorumGülşehir: Psikolojik Bir Mercek Altında İnsan Davranışlarının Anatomisi Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Gülşehir, adıyla bile insana huzur veren, ancak içinde barındırdığı derinlikler ile psikolojik anlamda keşfe değer bir yerdir. Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümleme konusunda yıllarca süren bir birikimim var. Ancak, her insanın farklı bir dünyası olduğu gibi, her yerin de kendine özgü psikolojik bir yapısı vardır. Bu yüzden Gülşehir, sosyal ve bireysel dinamiklerini anlamak adına mükemmel bir örnektir. Burada, bilinenin ötesine geçerek; bu şehri, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji açılarından ele almayı amaçlıyorum. Peki, Gülşehir nasıl bir yer? Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Gülşehir Bilişsel psikoloji, insan zihninin bilgi işlemesi,…
14 YorumIşıklı Kapalılık Nedir? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yolculuk Hayatta bazı kavramlar vardır ki, onları anlamak sadece tanımlarını bilmekle mümkün değildir. “Işıklı kapalılık” da tam olarak böyle bir terim. Kulağa zıt anlamlı gibi gelen bu iki kelime — ışık ve kapalılık — birleştiğinde ortaya çıkan fikir, modern dünyada hem fiziksel hem de psikolojik düzeyde tartışılmaya değer. Ben de farklı düşüncelere açık biri olarak bu yazıda, konuyu çeşitli açılardan ele almak ve sizlerin fikirlerini de duymak istiyorum. — Işıklı Kapalılığın Tanımı: Paradoxun İçindeki Gerçeklik Işıklı kapalılık, en basit hâliyle, dışarıdan bakıldığında “aydınlık” ya da “açık” gibi görünen ama iç dünyasında kapalı,…
16 YorumGrev ve Lokavtın Ertelenmesi Kararını Kim Verir? — Edebiyatın Adaletle Kesiştiği Nokta Bir kelimenin kaderi değiştirebileceğine inanırım. Kelimeler, tıpkı yasalar gibi, bir toplumun vicdanını yansıtır. Edebiyat da bu vicdanın yankısıdır. İşte bu yüzden, “grev ve lokavtın ertelenmesi” gibi teknik bir hukuki mesele bile, bir yazarın gözünde salt yasa maddesi değil; insanın emeği, adaleti ve onuru üzerine yazılmış bir destandır. Bir Kararın Gölgesinde: Adaletin ve Zamanın Çatışması Her karar, bir hikâye taşır. Grev ve lokavtın ertelenmesi kararı da öyle. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre bu kararı Cumhurbaşkanı verir. Ancak bu yalnızca hukukun değil, aynı zamanda bir anlatının da kararıdır. Çünkü bir…
8 YorumGemide Kamarot Ne İş Yapar? Görünmeyen Emek, Görünür Tartışma Gemide kamarotluk, romantik bir deniz macerasının nazik yüzü gibi sunulur: güler yüz, tertemiz kamaralar, kusursuz servis. Ama gerçek şu: kamarot, geminin sosyolojisini sırtında taşıyan kişidir—ve bu yük, çoğu zaman alkıştan çok sabır ister. “Hizmet” diye zarifçe paketlenmiş bir görünmeyen emek yapısından söz ediyoruz. Bu yazı, “Gemide kamarot ne iş yapar?” sorusuna yalnızca yanıt vermekle kalmayacak; aynı zamanda bu işin zayıf halkalarını, tartışmalı noktalarını ve sistemsel sorunlarını masaya yatıracak. Kısacası: Kamarot, gemide lojistikten etik sorulara uzanan geniş bir alanı yönetir; ama bu genişlik çoğu zaman belirsiz görev tanımı, duygusal emek ve sürdürülemez…
16 YorumCMK’nın 147. Maddesi Nedir? Ekonomik Bir Perspektiften Hakların Değeri Bir ekonomist olarak her analize şu soruyla başlarım: Kaynaklar sınırlıysa, seçimlerimizi neye göre yaparız? Bu soru yalnızca para ve mal piyasalarıyla değil, insan hakları ve özgürlüklerin yönetimiyle de ilgilidir. Ekonominin özü, kıt kaynakların adil ve verimli dağıtımıysa; hukukun özü de hakların dengeli ve rasyonel biçimde korunmasıdır. Bu bağlamda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 147. maddesi, bireyin ifade özgürlüğü ile devletin güvenlik ihtiyacı arasındaki dengeli kaynak tahsisini temsil eder. CMK 147: İfade Alma Sürecinde Hakların Çerçevesi CMK 147. madde, şüpheli veya sanığın ifadesi alınırken uyması gereken temel kuralları belirler. Bu maddeye göre kişiye:…
14 YorumKingsman 1 Hangisi? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin gücü, anlatıların dönüşüm gücünde saklıdır. Bir edebiyatçı olarak, metinlerin insanların dünyasını şekillendiren ve dönüştüren araçlar olduğuna inanırım. Her anlatı, farklı anlamlar, çağrışımlar ve duygular yaratır; her karakter, yalnızca bir hikayenin figürü değil, aynı zamanda okuyucunun zihninde iz bırakan bir varlıktır. Kingsman: The Secret Service (2014) filmi de bu anlamda, edebiyatın gücünü beyaz perdeye taşır. Kingsman serisinin ilk filmi, sadece aksiyonun zirveye ulaşmasıyla değil, aynı zamanda karakterlerinin, metinlerinin ve temalarının derinlikli bir şekilde işlenmesiyle de dikkat çeker. Peki, Kingsman 1 hangisi ve bu film edebiyat perspektifinden nasıl incelenebilir? Gelin, bu filmi farklı metinler,…
8 YorumHapşırmak Psikolojik mi? Refleksin Beyinle Dansı Farklı açılardan bakmayı severim: Bir yanda “hapşuu!” diye kopan mini fırtına, diğer yanda “Acaba beynim bu işe ne kadar karışıyor?” diye merakla bakan biz. Bugün, hapşırığın ne kadar “psikolojik” olabileceğini; veriye yaslananlarla duygunun izini sürenlerin pencerelerinden karşılaştırarak konuşalım. Hem bilimsel, hem samimi; hem tartışmaya açık, hem günlük hayata dokunan bir sohbet gibi düşünün. Refleks mi, Zihin mi? Kısa Bilim Özeti Hapşırık temel olarak bir reflekstir: Burun mukozası irrite olur (toz, polen, duman, keskin koku, sıcak-soğuk hava değişimi), uyarı trigeminal sinir üzerinden beyin sapındaki merkezlere gider ve diyafram, göğüs kasları, gırtlak ve göz kapakları mükemmel…
12 YorumKindar Ne Demek? Felsefi Bir İnceleme “Kindar” kelimesi, Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre, bir kişiyi kinle, öfkeyle veya nefretle besleyen, buna eğilimli olan kimseyi tanımlar. Ancak bu basit tanımın ötesinde, “kindar” olmanın, insan doğası, etik değerler ve toplumsal ilişkiler açısından ne anlama geldiğini sorgulamak, derinlemesine bir felsefi analiz gerektirir. İnsanlar, nefret ve kin gibi duyguları taşıdıklarında, hem içsel dünyalarındaki dengeyi bozarlar hem de dış dünyayla ilişkilerini sorgulamaya başlarlar. Peki, kinle beslenmek insan doğasında mıdır, yoksa kültürel ve toplumsal bir etkileşimin sonucu mudur? Bu yazıda, “kindar” kelimesini etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden inceleyerek, daha geniş bir felsefi tartışmaya açacağız. Kin ve…
8 Yorum