Askerî Personeller Ne İş Yapar?
Askerî Personel ve “Bir Günlük Hayat” Sahneleri
Gelin, bir düşünün: Askerî personel olsaydınız, sabah kalkıp işe gitmek zorunda kalsaydınız, ne yapardınız? Her sabah alarmı duydunuz, yataktan fırladınız, saatin farkında bile olmadan pantolonunuzu yanlış bacağına geçirdiniz, sonra bir de üstüne yanlış pantolon! İyi ki askerî disiplin bu kadar sıkı ki, bir de “çavuş gelene kadar sormazsınız” durumu olmasaydı, ne yapardınız?
Bir gün bir askerî personelin yaşadığı günlük dramı yazmaya karar verdim ve düşündüm: Askerî personel ne iş yapar, tam olarak ne yapar? Genelde askerlerin ne yaptığını tahmin etmek zordur. Durumlar şudur: Ya garip askeri egzersiz yaparlar, ya devriye gezerler, ya da bir yerde bir şey bulurlarsa “buldum!” diye bağırarak etrafta turlarlar. Ama gerçekten ne yaparlar? Hadi başlayalım.
Sabah Rutini: Mükemmel Uyandırma Sanatı
Bir askerin sabahı öyle hiç de “güzel bir sabah” gibi başlamaz. Zaten askerî personelin rutininde sabahlar, zombi filminin başı gibidir. Alarm çalar, herkes “eyvah, kalkamıyorum” modundadır. Bir çavuş gelir, bir bağırır: “Yüksel lan! Hadi kalkın!”
Tabii ki de bu herkesin tatlı tatlı uykusunu kaçırır ama işte bu da askerî disiplinin bir parçası. Ben, askerliğimi bir türlü tam anlayamamış biri olarak bu durumu çok derinlemesine düşünüyordum. “Acaba uykusuz kalan asker sabah geç kalkarsa ne olur?” diye düşünürken, birden aklıma askerî personellerin ne iş yaptığı sorusu geldi. Kendi kendime “Bunlar sabah uyandığında ne yapıyorlar, hangi dünyada yaşıyorlar?” diye sordum.
İlk Görev: “İçeriye, Şunu Taşı, Bunu Yükle!”
Askerî personelin genelde yaptığı şeylerin başında, özellikle en fazla duyduğumuz şey “Şunu taşı, bunu yükle” komutlarıdır. Askerlerin en sevdiği şey, genelde ağır çantalar taşımaktır. Evet, hepimiz o dayak gibi çantaları en az bir kez gördük, değil mi? Koca koca kutular, her biri 5 tonluk ağırlıkta ve insan her zaman merak eder: “Bunu gerçekten kimse taşımak zorunda mı?”
Tabii ki taşır! Askerî personel hiç durmaz, her durumda en ağır yükü taşımaya hazırdır. Diğerleri ise önden koştukları için, arka planda koşmaya çalışan o “zorlanmış” kişiyi takip ederler. Ama tabii ki sadece fiziksel işler değil, eğitim ve yönetim de devreye giriyor.
Bir gün askerliğimi hatırladım, bir grup arkadaşla sohbet ederken “bugün ne yapıyoruz?” dedim. Cevap, askerî disipline uygun olarak şuydu: “Bütün gün çanta taşımak.” O anı düşünürken, gerçekten ben de “Askerî personeller ne iş yapar?” sorusunun cevabını arıyordum. Ama cevaba ulaşamadım, çünkü işte bu mesele bazen felsefi bir konu olabiliyor.
Günün Ortası: “Açık Hava Çalışmaları ve İç Sesler”
Akşam saatlerine doğru, askerlere genelde eğitimin olduğu alanlarda çalışmaları söylenir. Yani, hepimiz aslında sıkça gördük değil mi? Gözümüzde canlanan askeri eğitim alanları… Toprağa basmak, büyük çukurları geçmek, merdivenlerden inmek! Ve bunları yaparken, herkesin içinde bir “iç ses” vardır. O ses “Evet, bu doğru değil, bu kesinlikle çok yanlış” der ama askeri personel, iç sesi duymaz çünkü onlar profesyoneldir.
İç sesim de şöyle derdi:
“Bu askeri eğitimin ne olduğunu ben anlamıyorum! İnsanlar gerçekten bunun için mi geliyor?”
Ama bir yanda da, bir askeri personel için buradaki asıl mesele, “nereye gitmem gerekiyor?” sorusunu her an sormaktır. Her yerde bir tabelaya bakar, “oğlum şu taşı taşı, ya da birilerine soru sor” der. Ama en sonunda, koca askeri birlik de bir şekilde ayakta durur.
Akşam Rutini: “Nöbet ve Sonraki Dramlar”
Akşam saatlerinde, askerlerin belki de en önemli görevi, nöbet tutmaktır. Tabii burada da işler karışıktır, gece gündüz fark etmeksizin… Gece nöbetine çıkan askerler, biraz da hayal gücüyle geceleri izlerler. Bir köşe başında, “gerçekten bir şey mi gördüm?” diye düşünürken, yanlarında başka bir asker “Bilmiyorum ama senin gibi kafa karışık birinin nöbet tutması büyük hata” diyerek arkadaşını uyarır.
Nöbet sırasında herkes kendi küçük düşüncelerine dalar. Ben de bir askeri personel gibi nöbete gitsem, gece karanlığında çevremdeki her sesi duyardım, acaba biraz daha ilerlesem ne olurdu diye düşünürken… Ama tabii ki gerçekçi olmak gerekirse, bir askeri personelin bütün gün “ne iş yapar?” sorusunun cevabını ararken bazen onun uyuduğunu, bazen de sanki sabah olmamış gibi bir şekilde orada olduğunu düşünürdüm.
Askerî Personelin Yaratıcı Yönleri
Son olarak, askerî personelin iş yaptığı alanda genellikle komik, yaratıcı ve bazen deli olabilen bir tarafı vardır. Evet, onlar sadece ağır yük taşımazlar, aynı zamanda belirli bir komut ve planla hareket ederken, esprili yanlarını da kaybetmezler. Aksi takdirde, o düzenin içinde herkes birbirini “çok ciddi” şekilde sıkmaya başlar. Kendi aralarında mizahi bir dil geliştirirler, dışarıdan bakınca şaşkınlıkla izlersiniz. “Ya, bir askerin komik olabileceğini kim düşünürdü?” diye kendinize sorarsınız.
Ama gerçek şu ki, askerî personel hayatı bazen kahkaha dolu, bazen ciddiyet dolu bir dünyadır. İşin ilginç yanı, askeri personelin hayatında öyle anlar gelir ki, bir şeylerden gerçekten keyif alırlar.
Sonuç: Bir Askerî Personel Hayatı
Askerî personeller ne iş yapar? Cevaplar çok derindir ve bazen bir yaşam biçimidir. Sabahları uykusuz, gece nöbetinde uykusuz ama günün sonunda bir askeri personel her şeyi kendi düzenine göre yapar. “Ağır iş” dediğimiz şeyin ardında aslında çok katmanlı bir yaşam vardır. Tüm bunları, espri ve mizah yoluyla ele alarak, askerî disiplinin arkasındaki derinliği ve insan ruhunu anlamaya çalışmak bence oldukça önemli.
Evet, belki bir askerî personel bazen hiç beklenmedik bir şey yapabilir, ama bu da onların işlerinin tuhaf, yaratıcı ve çoğu zaman eğlenceli tarafıdır. Yani bir bakıma, askerî personeller, hiç de tahmin edemediğiniz kadar eğlenceli ve derin işler yapmaktadır.